Bengü Hayati
Bengü Hayati
Tarih : 31.10.2009 09:42
Goruntuleme : 309
Ekleyen : Serkan
Açıklama:
karikatür

Gazetelerde ve dergilerde, çoğu zaman kişileri hicvetmek için kullanılan karikatürleri herkes bilir. İnce esprili anlatımlarıyla insanları komiklik durakları arasında bir otobüs yolculuğuna çıkarır karikatüristler. Otobüsleri karikatürler, yolları hayattır onların…

Peki karikatür tam olarak nedir?

Bir insanı, bir şeyi yada bir olayı alaya alarak, sahip olduğu özelliklerini aşırı abartarak güldürmek için çizilen resimlere karikatür denmektedir. Bu karikatürleri ortaya çıkaran sanatçılara da karikatürist denir.

Bizim baktıkça güldüğümüz bu karikatürlerin tarihini bilir misiniz?

Çok eski çağlardan beri süregelen bir tarihe sahiptir karikatürler. Pompei ve Hercula’da yapılan kazılarında duvarlarda görülen karikatürler kişileri yermek için kullanılan değiştirilmiş yüzlerden ibaretti. Daha da eski zamanlara gidilirse, Mısırlılar’dan kalma karikatürler bulunmuştur. Rönesans devrinde yayılan karikatür akımı kitap, dergi ve gazetelerin yayımlanmaya başlamasıyla daha da gelişmiş ve ilerlemiştir. 18. yüzyılda İngiliz ressam William Hogarth siyasi karikatürleriyle çok fazla ün kazanmıştı. Aynı zamanda ünlü İspanyol ressam Goya da karikatürlerinde siyasi ağırlık yaratmıştır. 1831 yılında La Caricature gazetesini kuran Fransız ressam Charles Philippon, gazetecilik alanına karikatürü getiren kişi olarak tarihe geçmiştir.

İngiltere’de yayınlanan siyasi mizah dergisi olan Punch sayesinde karikatür etkisi çığ gibi büyüdü. Bu dönemde Honore Daumier, John Leech, Paul Chevalier gibi büyük karikatüristler yaşamıştır. Ve yine siyasi karikatür alanında ün kazanan diğer sanatçılar da; Caran d’Ache, Sem, Nadar, Thedore Heine, Von Regineck.

Ülkemizde karikatür nasıl geldi ve gelişti acaba?

karikatür konusunda Avrupa çok ilerilere gittiği halde biz gerilerde kalmıştık. Osmanlı’daki insan resimlerini çizmenin yasaklanması gerektiği zihniyeti yeterince etkiliydi bunda. Üstüne bir de, matbaanın geç gelmesi eklenince karikatür alanında çok geride kalınmış oldu. Bu yüzden karikatür bizde ancak 1870lerden sonra görülmeye başlanmıştır. Bunun ilk öncüsü de Diyojen dergisini çıkartan Teodor Kasap’tı. Onun sayesinde bizdeki karikatür serüveni de sonunda başlamış oldu.

Diyojen’den başka Hayal, Çıngıraklı Tatar, İbret gibi diğer yayınlarla da karikatür geliştirilmeye çalışılmıştır. Fakat 2. Abdülhamit yüzünden karikatür bir türlü gelişememiştir. 1908’deki 2. meşrutiyet ile gerçek anlamda mizah gazeteleri ve siyasi karikatürler ortaya çıkmaya başladı. 2. Meşrutiyet’in ilanında sonra çıkan ilk mizah gazetesi, tek nüsha olarak çıkabilmiş olan El’Ufrük’tür. Aynı dönemde ard arda çıkmaya başlayan Karagöz, Geveze, Dalkavuk, Davul gibi dergilerde de siyasi karikatürün ilk örnekleri verilmeye başlanmıştır. Ali Fuat “Karagöz”ü , şair Eşref “Edep yahü!”yü , Hüseyin Rahmi Gürpınar “Boşboğaz”ı Salah Cimcoz, Celal Esat ve Cemil (karikatürist Cem olarak geçer) “Kalem”i kurmuşlardır. Cem ilk siyasi karikatürlerini Kalem gazetesinde yayınlamıştır. Daha sonra da “Cem” isimli siyasi karikatür ve mizah dergisini çıkartmıştır.

Ülkemizde yetişen eski karikatüristlerden bazıları,
Cem, Ahmet Rıfkı, Cemal Nadir Güler, Ramiz Gökçe, Münif Fehim, Mim Uykusuz, Sedat Nuri, Şevki Çankaya, Necmi Rıza Ayça, Orhan Ural, Eflatun Nuri, Semih Balcıoğlu, Turhan Selçuk, Sururi Gümen, Salih Erimez, İhap Hulusi, Nehar Tüblek, Ferruh Doğan,Ali Ulvi, Güngör Kabakçıoğlu, Tonguç Yaşar, Yalçın Çetin, Altan Erbulak,Bedri Koraman, Mıstık, Cafer Zorlu ve Gırgır dergisiyle karikatür alnında büyük bir yükselişe önderlik yapan Oğuz Aral olarak sayılabilir.
Tasarim © Serkan YESILBAS